Browsed by
Etiket: kültür

Amerika’da Yemek Kültürü

Amerika’da Yemek Kültürü

Amerika birçoğumuzun bildiği üzere göçmenler tarafından kurulmuş bir ülkedir. Halen daha dünyanın her yerinden göç almaya devam etmektedir. Amerika’ya göç eden bunca insan kendi dillerini, kültürlerini, adetlerini de buraya taşımaktadır.

Durum böyle olunca yemek yapısında da tek bir mutfaktan söz etmek güç hale geliyor. Amerika’da Vietnam mutfağından tutun da herhangi bir Afrika ülkesine ait mutfağı dahi bulabiliyorsunuz. Tabiki bu kadar fazla seçenek büyük şehirlerde bulunabiliyor.

Amerika’da Türk mutfağına ait birçok seçenekte bulunuyor. Benim deneyimlediğim Türk restoranı vasattı diyebilirim. Milwaukee’de uğradığım bir Türk restoranında iskender denemiştim. Türkiye’de yediklerimle arasında dağlar kadar fark vardı diyebilirim. Bir porsiyon iskenderin fiyatı 22$ idi. Mutlaka iyi Türk yemekleri yapan restoranlar vardır fakat benim ilk deneyimim kötü olunca bir daha Türk mutfağı denemedim.

Dünya mutfaklarının dışında Amerika’da fast-food kültürünün hakim olduğunu söyleyebiliriz. Amerika’da hemen her köşe başında bir fast-food restoranı bulunuyor. Amerika oldukça hızlı bir ülke, herşey hızlı olmak zorunda. Amerikan filmlerinde gördüğümüz olay yerine elinde sosisli ve kahvesiyle gelen polisi görmüş değilim fakat özellikle New York gibi şehirlerde birçok kişiyi elinde bir sandviç ve kahvesiyle işe yetişmeye çalışırken görebilirsiniz.

An economist with the Rand Corporation argues that Los Angeles' fast-food ban failed because it merely blocked new construction or expansion of "stand-alone fast-food" restaurants in neighborhoods where that style of restaurant was uncommon to begin with.

McDonald’s, Burger King gibi zincir restoranlarda soslar ücretsiz ve sınırsız içecek alabiliyorsunuz. McDonald’s ve Burger King’te bir adet cheeseburgerin fiyatı 1$. Amerika’da bu gibi zincir restoranlarda yemeğin ardından kendi tepsinizi gidip çöp haznesine dökmeniz gerekiyor.

Benim deneyimlerime göre zincir fast-food restoranlarda Türkiye’ye göre lezzet ve porsiyon olarak pek bir fark yok.
Ancak kenarda köşede bulunan zincirleşmemiş fast-food restoranlarının porsiyonları oldukça büyük ve lezzetliler.

Buraya not düşmek istiyorum eğer yolunuz New York’a düşerse Queens’te bulunan Best Pizza’yı denemenizi tavsiye ederim. Bir dilim pizza için yaklaşık 40 dakika beklemiştim ancak beklediğime değdi diyebilirim.

Restoranın dışarıdan görünümü;

best-pizza

Amerika’da çalışanlar saat başı ücret alırlar. Çalışanların saat başına aldığı ücret eyaletten eyalete değişir. Tahminimce saatlik minimum 7$ gibi bir ücret alıyorlar. Hizmet sektöründe barmenlik garsonluk gibi işler yapan insanların ise performanslarını yükseltmek için saatlik 2-2.5 $ gibi bir ücret verilir. Bu gibi işlerde çalışan insanlar geçimlerini aldıkları bahşişten kazanmaktadır.

5mkhi2vhftaypz1e2c4o

Hal böyle olunca, bu tip işlerde çalışan insanlar sizden bahşiş bekliyorlar. Türkiye ve Avrupa’dan çok daha farklı bir sistem söz konusu. Bazen hesabı istediğinizde tip not included(bahşiş dahil edilmemiştir) yazısını görürsünüz. Bizde böylesi bir kültür söz konusu olmadığı için garip gelebilir fakat Amerika’da bahşiş bırakmak bir zorunluluk eğer bırakmazsanız arkanızdan kötü kötü bakabilirler ve bir daha aynı yere giderseniz size iyi hizmet vermeyebilirler 🙂 Eğer bir fast food zincirinde değilde bir restoranda yemek yiyorsanız tavsiyem hesabın minimum %15’ini bahşiş bırakmanız. Türkiye’de benim gibi sadece iyi hizmet veren yerlere bahşiş bırakan biriyseniz bu duruma alışmanız biraz zaman alacaktır 🙂